Anasayfa / MAKALE / EVLİYA ÇELEBİNİN İZİNDE GÜMÜŞHANE ŞIRAN

EVLİYA ÇELEBİNİN İZİNDE GÜMÜŞHANE ŞIRAN

Gümüşhane Şiranda 20 yıllık gazetecilik ve BELGESELCİLİK hatıralarım şirana ilk kez 2006 yılında Espiye karaovacık yaylası üzerinden gelip belgesel çekmiştim yolum bir kaç kez şirandan geçti bir kez daha şirandayız Şiran evliya çelebi kulesinden belgesel tadında canlı yayın

Evliya Çelebi’nin Şiran İzlenimleri (Seyahatnâme’de Şiran ve Kelkit Vadisi)

Evliya Çelebi, 17. yüzyılda Osmanlı coğrafyasını dolaşarak şehirler, kaleler, yollar, halkın yaşayışı ve ekonomik faaliyetleri hakkında önemli bilgiler bırakmıştır. On ciltlik Seyahatnâme, Osmanlı döneminin sosyal ve kültürel hayatını anlamak için en önemli kaynaklardan biridir.

Şiran, Evliya Çelebi’nin Doğu Anadolu ve Karadeniz geçiş güzergâhındaki seyahatleri sırasında değerlendirdiği yerlerden biridir. 17. yüzyılda Şiran, bugünkü gibi idari bir merkezden çok, Kelkit Vadisi üzerinde bulunan, dağlık coğrafyası ve ulaşım yolları bakımından önemli bir konaklama ve geçiş bölgesi olarak öne çıkıyordu.

Evliya Çelebi’nin anlatım tarzıyla Şiran ve çevresi:

“Dağlar arasında kurulmuş, havası güzel, suyu bol, bağları ve bahçeleri bulunan bir memlekettir. Halkı ziraat ve hayvancılıkla meşguldür.”

Şiran’ın bulunduğu bölge, eski çağlardan beri Erzincan–Gümüşhane–Trabzon yollarının bağlantı noktalarından biri olmuştur. Bu nedenle kervanların geçtiği, ticari hareketliliğin yaşandığı bir güzergâh özelliği taşımıştır.

Şiran’ın Doğal ve Sosyal Yapısı

Evliya Çelebi’nin seyahat yazılarında bölgeler anlatılırken özellikle: Dağlar ve geçitler, Akarsular ve yaylalar, Halkın geçim kaynakları, Yerleşim düzeni, Camiler, hanlar ve vakıf eserleri üzerinde durulur.

Şiran çevresi de bu bakımdan: Yaylacılık kültürü, Hayvancılık, Tarım alanları, Dağ köyleri ve geleneksel yaşamıyla dikkat çeken bir bölgeydi.

Evliya Çelebi’nin izinde Şiran’a baktığımızda karşımıza; yüksek dağların arasında saklanmış, Kelkit Vadisi’nin sessiz ama stratejik bir durağı çıkar. Kervanların geçtiği yollar, yaylalara çıkan insanlar ve asırlardır devam eden Anadolu hayatı, bu topraklarda tarihin izlerini taşır

Evliya Çelebi’nin Şiran hakkındaki bilgileri, Seyahatnâme’de diğer büyük şehirler kadar geniş yer tutmaz. Evliya Çelebi eserinde geçtiği yerleri genellikle yolları, kaleleri, halkın yaşayışı, tarım ve coğrafyasıyla birlikte anlatır.

Şiran için onun anlatımından çıkarılabilecek genel tablo şöyledir:

* Şiran, Kelkit Vadisi üzerinde, dağlık bir bölgede bulunan bir yerleşim olarak görülür.

* Bölgenin yaylaları, su kaynakları ve verimli arazileri dikkat çeker.

* Halkın geçiminde tarım ve hayvancılığın önemli olduğu anlaşılır.

* Şiran’ın, Erzincan–Gümüşhane–Trabzon bağlantı yolları üzerinde bir geçiş noktası olduğu vurgulanır.

* Osmanlı döneminde bölgenin köyleri, konaklama yerleri ve yol güzergâhları seyyahların dikkat ettiği unsurlar arasındadır.

Ancak şunu belirtmek gerekir: Günümüzde sıkça aktarılan “Evliya Çelebi Şiran için şu cümleyi yazmıştır…” şeklindeki bazı ifadelerin tamamının doğrudan Seyahatnâme’den birebir alıntı olduğu kesin değildir. Evliya Çelebi’nin metinlerinde yer isimleri bazen farklı yazımlarla geçtiği için araştırmacılar karşılaştırmalı inceleme yapmaktadır.

Evliya Çelebi’nin izinde Şiran; Kelkit Vadisi’nin dağlar arasındaki sakin fakat stratejik durağıdır. Kervan yollarının geçtiği, yaylalarıyla, suları ve üretimiyle Anadolu’nun kadim hayatını sürdüren bir beldedir.

Editör: Kubilay Binen

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir